Fransa’nın da Kral’ı: Burak Yılmaz – TRT Spor

tarafından
3
Fransa’nın da Kral’ı: Burak Yılmaz – TRT Spor


Antalyaspor’dan Beşiktaş’a transfer olurken Türk futbolunun en önemli yeteneklerinden biri olarak lanse edilen Burak Yılmaz, bu dönemi takip eden Manisaspor, Fenerbahçe ve Eskişehirspor süreçleriyle birlikte “kaybolan yıldız” kategorisinde değerlendirmeye alınmıştı.


Kendisinin de sıklıkla tekrar ettiği şekilde, Şenol Güneş ile çalışmaya başladıktan sonra kariyeri ve hayatı değişen Burak, 2010-2011 sezonunda Trabzonspor formasıyla sıralamaya başladığı gollerine Fransa’da devam ediyor.


Aradan 10 yıllık bir süreç geçmesine, Galatasaray, Beijing, ikinci Trabzonspor ve ikinci Beşiktaş dönemleri gibi yeni maceraların içine girmesine rağmen yıldız futbolcu, 35 yaşına golcülüğü hakkında hiçbir şüphe bırakmadan geldi.



Burak Yılmaz, belki de kariyerinin son döneminde, Milli yıldızlarımız Yusuf Yazıcı ve Zeki Çelik ile beraber Lille’in şampiyonluk yürüyüşünde bayrağı taşıyor.


Gelişimin yaşı ve sınırı yok


Burak Yılmaz, genç futbolcu adayları için kendini geliştirmenin her şartta, yaşta ve ortamda sağlanabileceğini gösterme adına kuvvetli bir örnek.


Kariyerinin başında yine forvet olarak anılmasına rağmen Milli futbolcu, uzun süre sağ kanat olarak görev yaptı. Yeniden kendi pozisyonuna döndükten sonra günden güne geliştirdiği son vuruşu ve A kaliteye çıkan kafa vuruşlarının yanına müthiş bir frikik becerisi ekledi.


Burak hakkında yıllardır yapılan en önemli iki eleştiri, sırtı dönük oyunlarda ve pas bağlantılarında yetersiz olduğu yönündeydi. Yıldız futbolcu, henüz bir yılı dahi tamamlamadığı Lille macerasında, kısa zamanda bu alanlarda da gelişim kaydetmiş görünüyor.



Bu gelişimi verilerle de destekleyebiliyoruz. Hem geçen yıl hem de bu yıl özelinde Burak Yılmaz, son 7 sezonda en çok asist yaptığı lig performanslarını sergiliyor. Ayrıca Whoscored verilerine göre, 2014-2015 sezonundan bu yana en çok kilit pası da bu sezon vermiş durumda.


Lille’in yeni “mentor” forveti


Mevcut yapılanmasını, yıl içerisinde görevden ayrılan Sportif Direktör Luis Campos ile sağlayan Lille, hemen her bölgede genç ve atletik yeteneklerinin yanına tecrübeli bir lider ekliyordu.


Zeki Çelik’in transfer edildiği yaz, Milli futbolcumuzdan 8 yaş büyük Jeremy Pied de kadroya katılmıştı. Botman, Djalo gibi genç isimlerin bulunduğu stoper hattına 37 yaşındaki Fonte öncülük etmeye devam ediyor. Osimhen, Weah, Yusuf gibi isimlerin bulunduğu hücum hattında da geçtiğimiz yıla kadar, şu sıralar Çaykur Rizespor’da top koşturan Loic Remy bulunuyordu.


Remy’nin ayrılığıyla birlikte, Fransız ekibinin forvet rotasyonundaki yeni lideri Burak Yılmaz oldu. Gol yükünü paylaştığı David, Bamba, Ikone gibi isimlere “mentorluk” eden Burak, Trabzonspor ve Milli Takım’da beraber oynadığı yıldızımız Yusuf Yazıcı’yla da oldukça iyi bir kimya yakaladı.


Yıllar sonra yeniden Ronaldo ve Zlatan ile aynı listede


2012-2013 sezonunda, Galatasaray forması giydiği dönemde Burak Yılmaz, Şampiyonlar Ligi’nde gösterdiği performansla Avrupa’nın gündemine oturmuş ve gol krallığı yarışında Cristiano Ronaldo ile kıyaslanmıştı.


O yıl, 12 gollü Ronaldo ve 10 gollü Lewandowski’nin ardından üçüncü sırada yer alan Burak, bu basamağı Lionel Messi ve Thomas Müller ile paylaşmıştı.



Aradan 8 sezon geçti ve Burak, başka bir alanda yeniden ismini dünya futbolunun en büyük yıldızlarıyla yan yana yazdırmayı başardı.


Bu sezon, Avrupa’nın beş büyük liginde futbol yaşantısına devam eden 35 yaş üstü yıldızlar arasında en golcü isim olarak Cristiano Ronaldo öne çıkıyor. Portekizli starı, bir diğer Serie A yıldızı Zlatan Ibrahimovic takip ediyor.


Burak Yılmaz, bu listenin üçüncü basamağına konumlanmış durumda. Milli futbolcumuz, Edin Dzeko ve Fabio Quagliarella gibi golcülerin yanında Alvaro Negredo, Roberto Soldado, Goran Pandev gibi tanıdık isimleri geride bıraktı.


Aynı yaş skalasında, asist tablosunda da benzer bir görüntü mevcut. 5 büyük ligde bu alanda ilk iki sırayı Franck Ribery ve Jesus Navas alırken, bu iki tecrübeli ismin arkasında yine Burak Yılmaz yer alıyor. Burak, bu alanda David Silva, Luka Modric, Cristiano Ronaldo, Zlatan Ibrahimovic gibi pek çok efsaneyi arkasında bıraktı.


Milli Takım’ın gol silahı


Haziran ayında Avrupa Futbol Şampiyonası’nda mücadele edecek Milli Takımımız, Mart’ta da Dünya Kupası Elemeleri’nde ilk üç maçını geride bırakmıştı.


Hollanda filelerine attığı üç golle tarihe geçen Burak Yılmaz, bir kez de Letonya filelerini sarstı ve bu 3 maçlık periyodu 4 golle kapattı.



Avrupa Elemeleri’nde, 5 gollü Aleksandar Mitrovic’in ardından krallık yarışında ikinci sırada konumlanan Burak, pek çok yıldızı geride bıraktı.


Sıralamada, Burak’ın hemen arkasında Lewandowski, Jota, Harry Kane gibi isimler yer alıyor.


“35 yaşına kadar neredeydin?”


Lyon karşısına liderlik koltuğundaki yerini korumak ve rakibinin şampiyonluk ümitlerini dindirmek için çıkan Lille, ilk yarıda yediği iki golle geriye düşmüştü.


Devre sonunda attığı müthiş frikik golüyle takımına hayat veren Burak Yılmaz, ikinci yarıda önce David’e beraberlik golünün asistini yapmış, ardından son anlarda ceza sahasına kadar sürdüğü topu şık bir aşırtma vuruşla filelere göndermiş ve takımına üç puanı hediye etmişti.


Ligue 1’e adım attığı günden bu yana Fransız futbolseverleri kendisine hayran bırakan yıldız golcü, sosyal medyada pek çok futbolseverin “35 yaşında kadar neredeydin?” başlıklı mesajlarına konu oldu.


Aslında Burak, bu sezon gösterdiği performansla bizlerin de yıllardır tekrarladığı “Avrupa’ya gitse ne olurdu?” sorusuna net bir cevap veriyor. Bununla birlikte, sergilediği performansla akıllarda yeni sorular da uyandırıyor.


Burak Yılmaz, Avrupa’ya daha erken yaşta adım atsa, kariyeri hangi noktaya ulaşabilirdi? Ciro Immobile, Mauro Icardi gibi yıldızların sergilediği dominant performansın bir benzerini gösterebilir miydi?



Elbette ki bu soruların cevabını verebilmek mümkün değil. Tek bildiğimiz, senelerce Süper Lig ve Milli Takım ile bizleri heyecanlandıran yıldız golcünün artık bu keyfi Fransız futbolseverlerle de paylaşıyor oluşu…


Burak Yılmaz, Ligue 1’in son dört haftasında Yusuf Yazıcı ve Zeki Çelik ile beraber, “peri masalı” hüviyetindeki şampiyonluk hikayesini taçlandırmak için sahne alacak.